gobeklitepe

Göbeklitepe

Göbeklitepe Şanlıurfa İl Merkezi’nin 17 km doğusunda Örencik (Ka-raharabe) Köyü’nün 3 km kuzeydoğusunda yer almaktadır. Göbeklitepe, adını bölgede bulunan taş yatır mezardan (ziyaretten) almaktadır ve geçmişi M.Ö. 10.000 yılına kadar dayanmaktadır. Bu yapıların ortak özelliği, T biçimindeki 10-12 dikilitaşın yuvarlak planda dizilmiş, aralarının ise taş duvarla örülmüş olmasıdır.

Bu yapının merkezinde daha yüksek boyda iki dikilitaş karşılıklı olarak yerleştirilmiştir. Bu dikilitaşların çoğu üzerinde insan, el ve kol, çeşitli hayvan ve soyut semboller, kabartılarak veya oyularak betimlenmiştir. Söz konusu motifler yer yer bir süsleme olamayacak kadar yoğun olarak kullanılmıştır.

Mimarlık tarihi, insanoğlunun avcı ve toplayıcı toplumdan yerleşik topluma geçmesi ile başlar. Göbeklitepe’de bulunan 12.000 yıllık yapılar, mimarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. İnsanoğlunun tek tanrılı dinlerden önceki çok tanrılı döneme ait ilk tapınağı, M.Ö.4.000 yılına tarihlenen Malta Adası’ndaki tapınak olarak biliniyordu.

Göbeklitepe Tapınağı’nın tespiti ile bu bilgiler geçerliliğini yitirmiş ve insanoğlunun ilk tapınağının günümüzden 12.000 öncesine tarihlenen “Göbeklitepe Tapınağı” olduğu bilimsel verilerle kanıtlanmıştır. Bu tespit ile birlikte arkeoloji tarihi yeniden yazılmaya başlanmıştır.

Göbeklitepe’deki steller (“T” şeklindeki dikili taşlar) üzerinde bulunan kabartmalı yabani hayvan ve bitki fi-gürleri dünyada heykeltıraşlık ve plastik sanatlarının ilk örneği olarak kabul edilmektedir. Yani günümüz resim sanatının taşa kazınarak yapıldığı en eski resimler Gö-beklitepe’de yapılan resimlerdir.

Göbeklitepe Tapınakları Nasıl Keşfedildi.

İlk kez 1963 yılında İstanbul ve Chicago Üniversitelerinin işbirliği ile hazırlanan “Gü-neydoğu Anadolu Bölgesi Araştırma Projesi” çerçeve-sinde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, İstanbul Üniversitesinden Prehistorya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halet ÇAMBEL ve Chicago Üniversitesinden Prof. Dr. Ro-bert BRAIDWOOD tarafından keşfedilmiştir.

1995 yılında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Arkeolog Harald HAUPTMANN’ın danışmanlığında yüzey araştırmaları yapılmış ve 1996 yılından 2006 yılına kadar Şanlıurfa Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Alman Arkeoloji Ens-titüsü’nden Arkeolog Klaus Schmidt danışmanlığında kazı çalışmaları sürdürülmüştür. Göbeklitepe’deki kazı çalışmaları 2007 yılından itibaren Bakanlar Kurulu ka-rarı ile Alman Arkeoloji Enstitüsünden Arkeolog Klaus Schmidt başkanlığında yürütülmektedir.

Göbeklitepe'de Daha Başka Neler Bulundu?

Göbeklitepe’de ortaya çıkarılan ilginç buluntular arasında çöl varanı, sürüngen kabartmaları, ağzı açık ve dişleri korkunç bir şekilde betimlenen kurt kafaları, yaban domuzları, turna, leylek, tilki, yılan, akrep, yabani koyun, aslan örümcek ve kafası olmayan insan kabartması, erkeklik organı abartılı olarak tasvir edilmiş erkek heykelleri vb. ortaya çıkan bulgular 12.000 yıl önce yerleşik hayata geçen bu dönem insanının inançlarını yansıtan önemli bulguları oluşturmaktadır.

Göbeklitepe üzerinde yapılan jeomanyetik ve georadar taramalarda çapları 20 ile 30 metreye varan daire biçimli 20 adet tapınma amaçlı kullanılan alan tespit edilmiş, bunlardan ancak altı yapı katı bugüne kadar ortaya çıkarılabilmiştir.

Yapılan arkeolojik kazılar, Göbeklitepe’nin olağan dışı buluntuları ile dinsel/kutsal bir buluşma merkezi olduğu kanısını uyandırmakta ve yayınlar hep bu yönde yapılmaktadır. Göbeklitepe hakkındaki genel yanılgılar-dan biri; bölgenin bir yerleşim alanı olarak algılanması-dır. Ancak bu doğru değildir.

Yapılan arkeolojik araştırmalar göstermiştir ki; Göbek-litepe Neolitik Tapınak Alanı, dönem insanlarının belirli zamanlarda bir araya gelerek ibadet ettikleri bir yerdir. Kesin olmamakla beraber tapınağın bizzat onu kulla-nanlar tarafından gömüldüğü öngörülmektedir.

 

Dünyada kabul gören arkeolojik görüşe göre insanoğlunu avcı ve toplayıcı yaşam biçiminden yerleşik hayata geç-mesindeki en önemli faktörler; açlık korkusu ve korunma içgüdüsüdür. Ancak Göbeklitepe bu tabuyu yıkmıştır. Zira yapıldığı dönem göz önüne alındığında; yerleşik yaşama geçişte dinsel inanışların da etkinsinin olabileceğini is-patlamıştır. Anlaşılan o ki; gelecekte yapılacak kazılar, Göbeklite-pe’nin kendine has birçok sırrı sakladığını ortaya çıkaracaktır.


Görseller:


Harita:

 

Kaynaklar:

https://sanliurfa.ktb.gov.tr/TR-113396/gobeklitepe.html

https://sanliurfa.ktb.gov.tr/Eklenti/48667,gobeklitepe-tapinagipdf.pdf?0

https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6beklitepe